Yazar arşivleri: yonetici

Masada Bir Takım İzler Var

Ellerimi masaya koymuş olabilir miyim? Gerçekten bunu hatırlamayı o kadar istiyorum ki. Toz bulutundan doğan dünyada, masanın tozuna parmak izimin karışıp karışmadığı en çok merak ettiğim şey şu an. Tanrı’nın parmak izleri desek, karışmıştı elbette dünyamıza, ona pek şüphemiz yok. Bilgimiz de yok aslına bakarsanız, fakat kuşkumuz ondan daha fazla yok. Peki ya benim parmak izlerim? Bir aydır silmediğim şu masaya ne zaman değmişti en son?

Eğer benim parmak izlerim değilse bunlar kimindi? Benden başka oturan mı olmuştu bu masaya? Bir polisiye roman yazacak olsam, buradan başlamam herhalde. Bilmiyorum, bildiğim tek şey benim parmaklarım bu uzunlukta değil. Bu parmaklar bir kadına ait dostum, zira çok inceler ayrıca masaya paralel değmişler. Ben bu masaya oturduğumda genelde yorgun yahut sinirli olduğum için parmaklarımı, piyanonun tuşlarına basar gibi koyarım. Sert ve dik. Doğurganlığın simgesi Kibele’ye selam çakacak sertlikte. Elbette kan da dolu. Beynimden akıp, vücudumun en uç noktalarına dolaşan kan. Parmaklarımda, masada.

Fakat bu izler konumuzdan çok uzak. Varlık ile yokluk arasında kaybolan bir arp sesi gibi şarkı söylüyorlar, yerini değiştirdikleri tozlar mı iz olmuş, izler mi toz olmuş anlaşılmıyor. Hatırlamam lazım, ismi vardır, ismi yok ise cismi vardır, bir yerlerde, bir seste, bir kokuda vardır ya hu, kimdir bu izlerin sahibi? Ben değilim dostum, bu masaya bir kadının parmakları değmiş, yemin edebilirim. Sert değil, var ile yok arasında, masaya paralel, ama değmiş, izler var.

İYİ Parti’ye Ne Kadar İlgi Gösteriliyor?

İYİ Parti kuruldu ve artık ulusal kanalların haber bültenlerinde, internet gazetelerinin manşet alanlarında geniş bir şekilde boy göstermeye başladı. Parti genel merkezi kalabalık bir toplulukla açıldı ve fotoğraflar haber sitelerinde yayınlandı. Bu araştırmayı yaparken, benim merak ettiğim şey şu idi “Peki gerçekten insanlar İYİ Parti’ye ilgi gösteriyorlar mı?”

Okumaya devam et

Krishnamurti’ya Gurdjieff Sorusu ve Düşündürdükleri

Felsefeye ilgimin arttığı günlerde tanıdım bu iki ismi; Gurdjieff ve Krishnamartu.

Gurdjieff, Kars doğumlu birisi ve Dördüncü Yol öğretisinin kurucusu. Sanıyorum Dücane Cündioğlu’nun “Meetings With Remarkable Men” film önerisiyile tanımıştım. Filmi kesinlikle öneriyorum, can alıcı mesajlarıyla, insanın anlam arayışında yalnız olmadığını,bunun yüzyıllardır (binlerce yıldır mi demeliydim?) devam eden bir serüven olduğunu kurgulu bir anlatımla gerçekleştiriyor. Filmde herhangi bir dini eleştiri ya da dini yönlendirme bulunmuyor. Aksine bize çok yakın gelebilecek Müslümanlıkla ilgili sahneleri mevcut. Orta Asya dervişlerinden, Mevlevi ayinlerine kadar kültürümüze yapılan farklı dokunuşlar bulunmakta. Gurdjieff kendi hayatını filme aktarmış.

Gurdjieff bir çok bestesi var. Bunlardan biri de Seyyidler ve Dervişler’in Müziği isimli parçası

Krishnamurti ise Hindistan doğumlu bir düşünür. Amerika’da dini araştırmalar yapan bir dernek tarafından henüz 13 yaşındayken keşfedilip ABD’ye çağrılıyor. ABD’ye gittikten sonra ciddi bir şekilde otorite kabul edilmesine rağmen o, kendi çevresinde kurulacak dini bir hareketin merkezi ve hatta işin daha da ileriye taşınıp mesih ilan edilmesine karşı çıkıyor. Krishnamurti’nin konuşmaları insanı etkilese de, insanı “pasifizme / toplumdan kopuşa”, toplumsal ve kültürel değerlerden soğutmaya ittiğini düşünüyorum. Ona göre bir gruba aidiyet, bir kişiye, peygambere bağlılık bizim hakikate ulaşmamızı engelliyor. O yüzden hiçbir şeye bağlı olmadan, anlam arayışında olmalıyız. Bunun için dinimizden olduğu gibi, milliyetimizden de kopmamız gerekiyor. Gel gelelim, insanın milliyetinden kopuşu, diğer milliyetteki insanların kopmaması halinde, milliyetsizleri felaketten başka nereye sürükleyecektir? Bunun cevabını henüz konuşmalarında bulamadım. Ama zaten kendisi, bir dönüşümden, dünyayı dönüştürmekten bahsediyor. Mevcut dünyada bu söylediğiniz uygulanamaz dememiz, onun için haklı bir eleştiri olmayacaktır sanıyorum.

Yazının başlığında bahsettiğim konuya gelecek olursak, Krishnamurti ölümüne kadar insanların sorularına cevaplar verdiği konuşmalar yapmış. Bu sorulardan bir tanesi de aşağı yukarı mealde şunu soruyor: “Sizin söylediklerinizi anlamamda, Gurdjieff’in öğretilerinin anlatıldığı bir grupta olmam yararlı oluyor bunu diğer insanlara da önererek onlara yardımcı olmalı mıyım? Bu durum beni parçalanmaya götürür mü?” Kısacası sizin öğretilerin yanında Gurdjieff almak iyi olur mu? diyor. Tuzak bir soru da olabilir ama iyi niyetli sorulduğunu varsayarsak, çok da mantıksız değil zira Krishnamurti ve Gurdjieff de benzer sorulara cevaplar arıyor. Anlam arayışındaki bir insanın da kurduğu farklı anlamlandırma tecrübeleri ile bu iki ismi kafasında eşleştirmesi, beraber götürmesi bir yere kadar kabul edilebilir.

-Belki benim de bir süre böyle yapmış olmam bunu normal karşılamamı sağlamış olabilir.- 

Krishnamurti yanıtında “Evet, yapabilirsiniz.” demiyor, yine bir gruba ait olup, bir kişiye bağlanmaktan giriyor, başkalarına yardımcı olmaktan çıkıyor. Kısacası eleştirel yaklaşarak kibarca “Hayır” diyor.

 

 

Mevcut Temanıza CSS ve JS Eklemek Bonus:Dashboard’a Eklemek

Selamlar, wordpress temanıza ek olarak css ve js eklemek istiyorsanız wp_enqueue_style ve wp_enqueue_script fonksiyonlarını kullanabilirsiniz. Fakat bu fonksiyonları kullanırken dikkatli olmanız gerekmekte. Aksi takdirde site yönetim panelinizdeki bazı fonksiyonları bozabilirsiniz. O yüzden eklediğiniz kodların sadece sitenin frontend’inde gözükmesi için wp_head fonksiyonuna add_action ile action ekliyoruz.

Tema klasörünüzün içindeki css klasöründeki bootstrap css dosyalarını aşağıdaki gibi import edebilirsiniz.

function bootstrap_add() {
wp_enqueue_style( ‘bootstraptheme’, get_template_directory_uri() . ‘/assets/css/bootstrap-theme.min.css’ );
wp_enqueue_style( ‘bootstrapmain’, get_template_directory_uri() . ‘/assets/css/bootstrap.min.css’ );
}
add_action(‘wp_head’, ‘bootstrap_add’);

Eğer .css dosyalarınızın footer’da açılmasını istiyorsanız da

function bootstrap_add() {
wp_enqueue_style( ‘bootstraptheme’, get_template_directory_uri() . ‘/assets/css/bootstrap-theme.min.css’ );
wp_enqueue_style( ‘bootstrapmain’, get_template_directory_uri() . ‘/assets/css/bootstrap.min.css’ );
}
add_action(‘wp_footer’, ‘bootstrap_add’);

diyoruz.

Peki dashboard’a bir şey eklemek istersek?

function custom_register_admin_styles() {

wp_enqueue_style( ‘bootstraptheme’, get_template_directory_uri() . ‘/assets/css/bootstrap-theme.min.css’ );
wp_enqueue_style( ‘bootstrapmain’, get_template_directory_uri() . ‘/assets/css/bootstrap.min.css’ );

} // END
add_action( ‘admin_enqueue_scripts’, ‘custom_register_admin_styles’ );

 

 

Armut.com’a Merhaba

Epeydir uzaktan izlediğim Armut.com’a kayıt olmaya karar verdim. Bir çok profesyonelin bir araya gelip, müşterilerine hizmet sunduğu Armut.com’da artık ben de varım ! Bu site aracılığı ile daha fazla müşteriye ve iş çevresine ulaşabileceğimi düşünüyorum. Armut.com’da web yazılımcısı arıyorsanız, beni bu adresten bulabilirsiniz. Emre Ece Ankara Çankaya Web Yazılım ve Tasarım – Armut.com

Yeniden Merhaba

Herkese tekrardan merhaba! Uzunca bir süredir yayında değildi web sitem. Sebebi kullandığım hosting hizmetinin sunucusunun çökmesi. Sitenin yedeği olmadığı için de bütün yazılar uçtu gitti. Archive.org ile ulaşabildiğim yazılar var, zamanla onları siteme tekrar ekleyeceğim. Ama ne demiş rahmetli? Dün dündür, bugün bugün. Bir de yeni şeyler söylemek lazım cancağızım lafzı var. O da şu anki durumuma uyuyor.

Mümkün olduğunca sık yazmaya çalışacağım, öğrendiğim yeni şeyleri, hayata dair gözlemlerimi, yazdığım edebi metinleri, şiirlerimi, beğendiğim şarkıları, programcılıktaki emekleme sürecimi yazacağım. Yazmadan olmuyor, bazı insanlar yazınca ne olacak diyor ya hani, ben de yazmazsak ne olabilir ki? diyorum.

Yazmak kendine ahittir, başkasına ilandır, olayları çözümlemektir, a’na not düşmektir. Dünü ve şimdiyi not düşmektir, geleceğe düşeceğin notlardan haberler vermektir.

Umarım paylaştığım şeyler hayatınızdaki bir konuya dokunup faydalı olur, hayata bakışınızı bir nebze olsun genişletip, elinizi -zihninizi- güçlendirir.